IngiltereRehberi

Spare Room Dert midir Derman mı? / Pazarlık Taktikleri

Spare Room Dert midir Derman mı? / Pazarlık TaktikleriKonaklama

Birleşik krallıkta (ve bazı diğer yerlerde sanırım, ama ağırlıklı UK) en popüler oda bulma platformu olan SpareRoom.

SpareRoom: Niye Bu Kadar Gıcık?

Bak şimdi, SpareRoom, her ne kadar işe yarıyor olsa da, inanılmaz sinir bozucu bi deneyim. Yani şey gibi düşün, bir sürü CV gönderiyosun ama kimse geri dönmüyor. Oda kiralamak da yeni iş başvurusu gibi bir şey. Hatta daha zor bence. Çünkü sadece parana bakmıyorlar, karakterine de bakıyorlar (öyle diyorlar, ama aslında kimin daha az sorun çıkaracağına bakıyorlar, yani demek istediğim şu, sessiz, temiz ve maaşı garanti biri olmak lazım). Sen hiç SpareRoom’da 30 mesaja cevap alamadın mı? Ben yaşadım. sen özenle profilini doldurmuşsun, "Ben sakin bir insanım, pazar günleri sadece örgü örerim" falan yazmışsın, ama o an o ev için 50 kişi daha yazıyor. Yani bu platformun olayı bu, çok rekabetçi. (Ha bu arada, profiline fotoğraf koymayı unutma. Fotoğrafsız mesaj atanlara ben de cevap vermezdim herhalde. Neden bilmiyorum ama insan güven istiyor işte, yüzünü görse daha iyi hisseder. Belki de sadece önyargıdır, neyse).

Filtreleme Aşaması ve O Korkunç "Budget" Kutucuğu

SpareRoom'un filtreleri hayat kurtarıcı, tamam mı? Ama bazen de seni yanıltıyor. Mesela diyelim ki sen Central London'da 800 pounda bir oda arıyorsun. Hemen 800 yazıyorsun. Ama aslında 900 yazıp sonra o 900'lük evlerden pazarlık yapmaya çalışmak daha mantıklı olabilir. Yani biraz esnek olmalısın. Ben olsam hep %10 yukarıdan bakarım, sonra "acaba biraz düşer mi?" diye sorarım. Çalışıyor mu? Bazen. Çoğu zaman hayır. Ama denemek lazım. Bu arada, faturaların dahil olup olmaması da çok önemli. Bunu mutlaka kontrol et! Geçenlerde benim bi arkadaşım, adını vermeyeyim şimdi (Ayşe diyelim, gerçi Ayşe değil), ev buldu, her şey güzel. Sonra bi baktı ki internet ücreti dünyanın parası. Meğerse ilanda küçük harflerle yazıyormuş. Yani okumak lazım. Tembellik etmeyelim.

SpareRoom’da Görünür Olma Taktikleri: Nasıl Öne Çıkılır?

Şimdi gelelim asıl taktiklere. Bu, mülakat gibi. İlk izlenim her şey. Yani demek istediğim şu: senin o ilk mesajın, o evin sahibi veya kiracı arkadaşları tarafından okunacak tek şey olabilir. Nasıl yazmalısın?

  • Kişiselleştirme: İlanı gerçekten okuduğunu göster. Mesela, "İlanınızdaki bitkiler çok hoşuma gitti, ben de bitki bakmayı çok severim" gibi saçma sapan ama samimi bi detay ekle.
  • Kısa ve Net: Kimse senin hayat hikayeni okumak istemez. Kimsin, ne iş yapıyorsun (gelir kanıtın var mı?), neden taşınıyorsun ve ne zaman taşınabilirsin? Bu dördü bir paragrafta bitecek.
  • Gündem: "Ben tam sizin aradığınız kişi olabilirim, çünkü..." diye başla. Onların ilanında ne aradığını yakalamaya çalış. Mesela "hafta içi sakin bir ev arıyoruz" yazıyorsa, sen de "ben de genellikle evde sessiz çalışırım" de. Basit taktikler, ama işe yarıyor.
  • Ne kadar kalacaksın? Bu çok önemli. Eğer 6 aylık arıyorlarsa ve sen 4 aylık kalacaksan, dürüst ol ama bunu pozitif bi dille sun. (Gerçi ben olsam 6 ay derdim de, sonra erken çıkma şansını kovalardım. Etik mi? Bilmem. Ama evsiz kalmaktan iyidir.)

Bir de şey var tabii, Early Bird üyeliği. Yani, parayı basıp ilanları 24 saat erken görme olayı. Buna değer mi? Bence evet. Özellikle Londra gibi yerlerde, iyi ilanlar 2 saat içinde gidiyor. Eğer ciddiysen, o parayı ver. Ben verdiğimde, işler cidden kolaylaşmıştı. Yani, yatırım gibi düşün bunu.

Geri Dönüş Alamıyorsan Ne Yapmalısın?

Eğer haftalarca mesaj atıp geri dönüş alamıyorsan, iki şeyden biri: ya bütçen çok düşük, ya da profilin yeterince ilgi çekici değil. (Belki de fotoğrafın kötü çekilmiştir, kim bilir.) Veya şehir çok popülerdir, mesela Manchester da şu an çok hareketli diyorlar, hiç gitmedim ama öyle duydum. Eğer geri dönüş yoksa, ilanları yenilemeye başla. Yani şey, aynı mesajı 10 farklı eve atma. Her seferinde yeni bi şey dene. Bi de, ev arkadaşlarıyla tanışma olayını hafife alma. Olay sadece ev değil, kiminle yaşayacağın. Sen iyi biri olabilirsin ama eğer o evdeki insanlar gece kuşuysa ve sen erken yatıyorsan, o iş yürümez. Gidip bakmak lazım. Hatta bi ara gidip kahve içmek lazım onlarla. (Ben bi kere gitmiştim, ev arkadaşları sürekli birbirlerine bağırıyordu, hemen kaçtım ordan.) Sonuç olarak, SpareRoom sabır işi. Unutma, o kiralık oda senin değil, sen o odaya kiracı olmak için başvuran yüzlerce kişiden birisin. Bu psikolojiyle hareket edersen daha az hayal kırıklığı yaşarsın. Benim tavsiyem, her zaman yedek planın olsun. Airbnb’de kısa dönem bi yer ayır, 2 hafta falan, o arada SpareRoom’u deliler gibi kullan. Bu taktik bence en sağlamı.

Paylaş
FacebookXWhatsApp
İlgini Çekebilir