İngiltere'de İş Değiştirme Rehberi: Notice Period, Referanslar ve İstifa Prosedürleri
İş & KariyerYazılım dünyasında ya da hangi sektörde olursanız olun, İngiltere’de iş değiştirmek sadece yeni bir teklif alıp "hadi bana eyvallah" demekten ibaret değil. Bizim Türkiye’deki o reflekslerle hareket etmeye kalkarsan sistem seni bir güzel silkeler, gereksiz yere strese girersin. Burada işten ayrılma süreci çok daha yazılı, çok daha bürokratik ama bir o kadar da sakin ilerliyor.
Benim buralarda en çok şaşırdığım ve yeni gelen göçmenlerin patladığı konu şu: yeni iş teklifini sözlü olarak duyunca gaza gelip mevcut işe hemen istifayı basmak. Oysa İngiltere'de notice period (ihbar süresi), referans kontrolleri, arka plan taramaları derken her şey birbirine zincirleme bağlı. Bir halkayı kaçırdın mı, ortada kalma riskin var. Jale’yle ilk geldiğimiz dönemde bu süreçleri yaşayan arkadaşları izlerken "Ulan amma prosedür varmış" demiştim, içine girince sistemi çözdüm.
İş değiştirmeden önce o tozlu kontratı bir açın
Yeni bir macera aramadan veya ilanlara başvurmadan önce yapman gereken ilk şey, işe girerken imzaladığın o kalın employment contract dosyasını bulup okumak. Çünkü istifa ettiğinde başına gelecek her şey, o maddelerin içinde gizli.
Özellikle şu başlıklara gözün çarpmalı:
- Notice period (Kaç ay kilitlisin?)
- Garden leave maddesi var mı?
- Payment in lieu of notice (PILON) seçeneği açık mı?
- Restrictive covenants (Ayrıldıktan sonra rakip firmaya geçiş yasağı)
- Bonus ve komisyonların içeride kalma şartları
- Şirket laptop’ını ne zaman ve nasıl isteyecekleri
Teknoloji, finans ya da satış gibi kritik bir pozisyondaysan, kontratındaki kısıtlamalar canını sıkabilir. O yüzden kartları doğru oynamak için önce kuralları bilmek şart.
Notice period dedikleri o bitmek bilmeyen süre
Notice period, "Ben gidiyorum" mailini attıktan sonra o şirkette tıpış tıpış çalışmaya devam etmen gereken yasal süre. ACAS kurallarına göre bu süreç, iş ilişkisini sonlandırmak istediğinde iki tarafın da uyması gereken yasal bir zorunluluk. GOV.UK da net şekilde koymuş kuralı: Eğer bir iş yerinde bir aydan fazla süredir çalışıyorsan, yasal olarak en az bir hafta önceden haber vermek zorundasın.
Ama işin rengi pratikte öyle değil. İngiltere’de yasal asgari süreden ziyade kontratında ne yazdığına bakarlar. Genelde roller büyüdükçe bu süre saçma sapan uzar:
- Junior / Giriş seviyesi: 1-2 hafta
- Standart çalışan / Mid-level: 1 ay
- Senior / Manager pozisyonları: 2-3 ay
- Director ve üzeri: 3-6 ay (Evlerden ırak)
Şimdi burası en can sıkıcı kısım. İstifayı verdiğin gün notice period tık diye başlamayabilir. Bazı şirketler "İstifa mektubunu aldığımız günün ertesi sabahı süre başlar" der. O yüzden benim tavsiyem, o resmi maili atarken her şeyi açık açık, yoruma kapalı yazman.
Mesajı çok uzatmaya, dramatik vedalar yapmaya gerek yok. Şöyle net bir şey iş görür:
I am writing to formally resign from my position as Software Engineer. In accordance with my contract, my notice period is 1 month, and my final working day will be 2nd March 2026. Thank you for everything.
Türkçesi: "Resmi olarak istifa ediyorum, kontratım gereği 1 ay sürem var, son günüm şu tarih, hadi geçmiş olsun." Bitti, bu kadar. GOV.UK da zaten ileride bir anlaşmazlık çıkarsa elinde yazılı bir kayıt kalması için bu işi resmi e-posta veya mektupla yapmanı öneriyor.
Söz uçar, kontrat kalır: Yazılı teklifi görmeden gemileri yakma
Ekranda İK’cının yüzü gülüyor, "Ozan Bey teklifimiz budur, hayırlı olsun" diyor. İçinden bir sevinç çığlığı yükseliyor, hemen Slack’ten müdüre yazasın geliyor di mi? Yapma. Sözlü teklif İngiltere’de hiçbir şey ifade etmez. Eline yazılı, imzalı official job offer veya doğrudan kontrat taslağı gelene kadar o koltukta uslu uslu oturmaya devam edeceksin.
Yazılı teklif geldiğinde de heyecandan kör olmadan şunları tek tek check etmen lazım:
- Job title ve brüt maaş (Pazarlık bittiği gibi yansımış mı?)
- Çalışma modeli (Remote mu, hybrid mi, kaç gün ofis istiyorlar?)
- Probation period (Deneme süresi genelde 3-6 aydır, o süreçte notice süren ne?)
- Pension (Emeklilik) katkısı ve özel sağlık sigortası detayları
- Eğer vizeyle buradaysan en kritik nokta: Skilled Worker Visa sponsorluk işlemleri. Vize transferi onaylanmadan eski işten istifa edersen sistem dışına düşersin, şakaya gelmez.
Referans ve background check çilesi
İngiltere'de yeni işe başlarken geçmişini didik didik ederler. Bizdeki gibi "Ahmet abiyi ara, benim hakkımda iyi konuşsun" mantığı burada sökmez. Şirketler kurumsallaştıkça iş profesyonel referans toplama ajanslarına (background check şirketlerine) kalır.
Bu ajanslar eski iş yerinin İK departmanına ulaşır ve sadece şu soğuk gerçekleri sorar:
- Bu adam gerçekten bu tarihler arasında burada çalıştı mı?
- Pozisyonu neydi?
- Employment status durumu ne?
Yani "Ozan çok iyi çocuktur, harika kod yazar" gibi romantik yorumlar bekleme, şirketler yasal risk almamak için sadece veri doğrular. Yeni işverenin muhtemelen son yöneticinden de referans isteyecektir. Eğer mevcut iş yerine henüz istifa vermediysen, yeni şirkete açıkça şunu söylemelisin: "Ben istifamı verene kadar lütfen mevcut şirketime dokunmayın." Bu burada çok normal ve saygı duyulan bir taleptir.
Finans veya güvenlik gibi kritik bir sektördeysen bir de üstüne DBS check (adli sicil kaydı), adres geçmişi ve kredi skoru kontrolü yaparlar. Kredi puanını bu ülkede boşuna aktif yönetmiyoruz, iş değiştirirken bile karşına çıkıyor işte.
Karşı teklif (Counter Offer) tuzağına düşmeli mi?
İstifayı verdin, müdürün yüzü düştü. Birkaç saat sonra seni odaya çağırıp, "Gitme, maaşına %15 zam yapıyoruz, unvanını da senior yapalım" dedi. Buna counter offer denir ve tam bir psikolojik savaştır.
İlk başta egon okşanır, "Demek ki değerimi anladılar" dersin. Ama durup bir düşünmek lazım: Bu zam ve değer neden ben kapıyı gösterdikten sonra geldi? Kendime hep şu soruyu sorarım: Bu teklif bana üç ay önce gelseydi, ben yine de fellik fellik iş arar mıydım? Cevabın evetse, o parayı kabul etsen bile üç ay sonra yine aynı sorunlardan (ekip kültürü, iş yükü, vizyonsuzluk) sıkılıp ilan bakmaya başlayacaksın. İstatistikler de counter offer kabul edenlerin bir yıl içinde o şirketten yine ayrıldığını söylüyor zaten.
Garden Leave ve PILON: Evde oturup para kazanma sanatı
Bazı şanslı durumlarda kontratındaki o garip maddeler devreye girer. Mesela rakip bir firmaya geçiyorsan veya kritik müşteri datalarına erişimin varsa, şirket seni o notice period boyunca ofise sokmak istemez.
Burada iki senaryo var:
- Garden Leave: Şirket sana der ki, "Kardeşim sen bilgisayarını teslim et, evinde otur, bahçeni sula, biz senin maaşını 1 ay boyunca yatırmaya devam edeceğiz ama yeni işe de başlayamazsın." Tadından yenmez bir dönemdir, göçmenliğin en konforlu tatilidir.
- PILON (Payment in Lieu of Notice): İşveren notice süresi boyunca seni çalıştırmak istemez ama sürenin parasını peşin ödeyip resmi bağları aynı gün koparır. Kontratında bu madde varsa yasal olarak bunu yapma hakları var.
İçeride kalan yıllık izinler ne olacak?
İstifa sürecinde en çok kafa karıştıran şeylerden biri o sene hak edip de kullanmadığın annual leave yani yıllık izinler. GOV.UK bu konuda çok net; içeride kalan yasal izinlerin, leave year (izin yılı) içinde çalıştığın süreye oranla hesaplanması ve notice süresinde kullandırılması veya paraya çevrilmesi gerekir. İngiltere’de tam zamanlı çalışan birinin yasal asgari izin hakkı bank holidays dahil yılda 28 gündür.
HR ile masaya oturduğunda önünde üç seçenek olacak:
- Kalan izinlerini notice period süresinden düşüp işi daha erken bırakacaksın.
- Şirket "Şu işleri bitir, izin falan kullanamazsın" diyecek ve izin günlerini paraya çevirip son maaşına (final payslip) ekleyecek.
- Ya da şirket seni zorla izne çıkaracak. Evet, bunu yapmaya hakları var ama izin süresinin iki katı kadar gün öncesinden sana haber vermiş olmaları gerekiyor.
O son maaş bordrosu (Final Payslip) neden garip gelir?
Ayrıldığın ay eline geçen o son payslip her zamankinden farklı görünür ve iyi incelemek gerekir. ACAS’ın da belirttiği gibi, içeride kalan tatil hakları, bonuslar veya varsa komisyonlar bu bardağa eklenir. Tabii madalyonun diğer yüzü de var; eğer şirketten aldığın bir eğitim desteği varsa ve "1 yıl içinde ayrılırsa parasını öder" maddesine imza attıysan, ya da şirket ekipmanını eksik teslim ettiysen o kesintiler de bu son maaştan tırpanlanır. HMRC (vergi dairesi) bu geçiş döneminde vergi kodunu bazen sapıtabilir, o yüzden son bordroyu ve sonrasında gelecek P45 belgesini gözün gibi sakla. Yeni işyerine o P45’i vermen gerekecek ki seni "emergency tax" diliminden vergilendirmesinler.
Kaba bir iş değiştirme zaman planı
Süreçlerin ne kadar vakit alacağını öngörmek için kafamda kurduğum o zaman çizelgesi aşağı yukarı şöyle:
| Aşama | Ne Kadar Sürer? | Kritik Nokta |
|---|---|---|
| Yazılı Kontratı Almak | 2 - 5 İş Günü | Sözlü teklife güvenip istifa etme. |
| İstifayı Sunmak ve Görüşme | 1 Gün | Yöneticinle yüz yüze konuş, hemen ardından mail at. |
| Background & Referans Kontrolü | 1 - 3 Hafta | Eski İK departmanlarının hızı süreci belirler. |
| Notice Period Süreci | 1 - 3 Ay (Kontrata bağlı) | Köprüleri yakmadan, profesyonelce devir teslim yap. |
| P45 ve Son Maaşı Almak | Ayrılma tarihindeki ay sonu | Bordrodaki izin günleri hesabını kontrol et. |
Günün sonunda, İngiltere’de iş dünyası sandığından çok daha ufak. Bugün "nasılsa gidiyorum" diye işi savsaklar, arkandan kötü bir iz bırakırsan, iki sene sonra başka bir şirkette o eski yöneticin ya da ekip arkadaşın karşına interview paneline oturmuş olarak çıkabilir. İngilizlerin o pasif-agresif nezaketini notice süresince korumak, profesyonelce el sıkışıp ayrılmak bu ülkedeki kariyerinin en büyük yatırımıdır.
Yeni işe başlama tarihini belirlerken de İK’ya aşırı iyimser davranıp "Haftaya başlarım" deme. Kontratındaki süreyi net söyle, pre-employment check’lerin zaman alacağını hesaba kat. Kafan rahat, arkanda enkaz bırakmadığın bir geçiş her zaman en temizidir.