İngilitere prizleri : Type G Meselesi
HazırlıkŞimdi bavul hazırlığı diyoruz ya, aslında en stresli kısmı bu adaptör, dönüştürücü, ne alacağız, hangi kablo çalışır. Hani kıyafet tamam, koyarsın. Ama teknoloji... Geçen yazıda biraz bahsetmiştim (yani şey işte, ilk bavul hazırlığı yazısında), ama bu priz meselesi o kadar kritik ki, tek başına bir yazı hak ediyor bence. Düşünsene bi, Londra'ya indin, telefonun %5’te, ve takacak yer yok. Panik! Type G Priz: O tuhaf üçgen pinler ne işe yarar? Türkiye'de kullandığımız o yuvarlak girişler var ya, İngiltere'de unut onu. İngiltere, İrlanda'da falan (bazı eski Commonwealth ülkelerinde de var), bu bildiğimiz üçgen, dikdörtgen pinli prizler var. Type G diyoruz biz buna. Ve gerçekten tuhaf görünüyor. Sanki fişin yarısı eksik gibi (yani uzun olan topraklama pimi var ya, o kritik). Bu prizler biraz da güvenliğe takıntılı İngilizlerin işi sanırım. Çünkü o üstteki kalın pin (toprak) girmeden, alttaki elektrik pinlerini açmıyor. Yani çocuk güvenliği falan var işin içinde. İyi de, benim telefonumu şarj etme derdim var şimdi, o pimi itmek için kalem falan sokmaya çalıştığımı bilirim (Sakın yapmayın bu arada, çok tehlikeli).
Adaptör mü, Dönüştürücü mü? Kafalar karışmasın!
Bak, burada çok önemli bir ayrım var. Çoğu insan karıştırıyor, ben de ilk başta karıştırıyordum (yani şey, voltaj meselesiyle adaptörü karıştırmak...). Türkiye'de biz 220-240V kullanıyoruz. İngiltere'de de 230V civarı. Yani, Voltaj konusunda *çok büyük bir sıkıntı yok*. Cep telefonları, laptoplar, modern traş makineleri falan evrensel voltajı destekler zaten. 100-240V yazar arkasında. Kontrol et mutlaka! (ha bu arada, saç kurutma makinesi alacaksan yanında, o sıkıntı çıkarabilir, watt yüksek olduğu için, onu ya İngiltere’den al ya da çift voltajlı olsun). Peki ya adaptör? Adaptör sadece fişin şeklini değiştirir. Yani yuvarlak pinleri, o tuhaf Type G dikdörtgen pinlere dönüştürür. Sana lazım olan sadece adaptör. Adaptörler küçüktür, hafiftir. *Sakın*, sadece adaptör lazımken gidip kocaman, ağır, gereksiz Voltaj Dönüştürücü alma. O bambaşka bir şey, sadece eski tip Amerika cihazları falan için lazım olur. Bizim cihazlarımız zaten Avrupa standardına yakın. Adaptör, adaptör, adaptör. Tekrar ediyorum: Sadece adaptör lazım sana.
Pratik Bir Taktik: Uzatma Kablosu + Tek Adaptör
Ben olsam şunu yaparım, hatta yaptım da. Türkiye'de ucuza bulabilirsin adaptörleri, ama çoğu dandik oluyor. Yolda bozulur, teması kesilir. Ya da çok büyük olur, prizde sallanır. Bana göre en iyisi, birkaç tane kaliteli alıp gitmek ya da en güzeli şu: Yanında Türkiye standartlarında 3-4 girişli bir uzatma kablosu getir. Sonra, bu uzatma kablosunun fişine sadece tek bir Type G adaptör tak. Bu hayat kurtarır, kesinlikle yapın bunu. Neden mi? Çünkü İngiliz prizleri genelde tekli veya ikilidir, azdır yani. Düşünsene, telefon şarjda, laptop şarjda, powerbank şarjda... yetmez ki.
- Birincisi: Ana uzatma kablosu için sağlam bir Type G adaptör.
- İkincisi: Yatağın yanında duran şarj cihazı için (yani uzatmayı koymadığın yerler için).
- Üçüncüsü: Çantada yedek olarak.
Ya da Amazon'dan çok daha kaliteli Type G prizli uzatma kablosu alabilirsin. O zaman sadece bir adaptöre ihtiyacın kalır. Daha temiz çözüm bence bu. Çünkü onların kendi uzatmaları daha güvenli olur, kontak falan sorunu yaşamazsın. Neyse, adaptörünüzü unutmayın. Yoksa ilk gününüz kabus olur, gerçekten diyorum. Yani demek istediğim, o küçük plastik parça, senin bütün İngiltere maceranın anahtarı. Unutursan... Şarjın biter, internetin biter, biletleri gösteremezsin. O yüzden, Type G adaptör, bavulun en üstüne konmalı. En üstüne. (Bir de banyo prizlerine dikkat edin, orada priz olmaz genelde, sadece düşük voltajlı tıraş makinesi girişi olur, o da ayrı bir dert). Unutma, adaptör hayat kurtarır.