IngiltereRehberi

Neler Getirmeli? Çay Rakı Limitler?

Neler Getirmeli? Çay Rakı Limitler?Hazırlık

Düşünsene bi, İngiltere'deyim ama çayım Rize'den gelmemiş. Olur mu öyle şey? Asla. Bu arada, bavul ağırlık limitlerini kontrol ettiniz mi? Ona göre konuşalım.

Çay: Limit mi? Gerekli mi? Lütfen.

Arkadaşlar, Londra'da her şeyi bulursun derler. Doğru, kebap da bulursun, döner de... Ama çay... Çay işi başka. Oradaki siyah çaylar (evet, Lipton falan var ama bizim damak tadımız değil) demlenmiyor ki. Resmen turuncu su çıkıyor. Ben ilk gittiğimde bir arkadaşım sağolsun, bana dört paket Çaykur hediye etti. O dört paket iki ayda bitti. Depresyona girdim resmen. O yüzden bavula ne koyuyoruz? Bol bol çay. En az 4-5 kilo çay almalısınız bence. Benim fikrim, paketleri açın, vakumlu poşetlere koyun ki yer kaplamasın. (Ha bu arada şunu da söyleyeyim, gümrükte sorun çıkaran çok nadir ama gıda olarak beyan etmeniz önemli.) Yani demek istediğim, çaysızlık çekmek göç stresi kadar kötü bir şey.

Baharatlar: pul biber ve sumak macerası

Şimdi gelelim baharatlara. Karabiber, tuz falan tamam, orada da var. Ama bizim o nefis, yağda eriyen, Adıyaman usulü pul biberimizi nerede bulacağım ben? Ya da sumak! İngilizler sumağı baharat olarak bilmiyor, daha çok süsleme malzemesi sanıyorlar. Düşünsene, mercimek köftesi yapıyorsun, üstüne bol sumak serpemiyorsun. Hayatın anlamı kalmaz ki. Ben olsam, büyük bir poşete nane, kekik, isot (çok az bulunuyor) ve pul biber koyarım. Özellikle pul biberin kalitelisini getirin. Orada bulduklarınız hem pahalı hem de tadı tuzu olmuyor. Bu arada, kimyon da önemli. Burada da var ama bizimki gibi değil. Yani, baharat demek, ev kokusu demek. Bu kokuya ihtiyacınız olacak, ilk aylarda yabancılık çekmemek için.

Rakı ve Diğer Hayati Maddeler (Gümrük Limitleri!)

En can alıcı konuya geldik: Rakı. Burada çok pahalı. Bayağı pahalı. Yani Türkiye'deki fiyatın iki katı falan düşünün. O yüzden herkes getirmek istiyor. Peki limit ne? Bu çok önemli. UK gümrük kurallarına göre, AB dışından gelen yolcular belirli miktarda alkol getirebilir. Sert alkollüler için (yani Rakı, Votka, Cin gibi %22 alkolün üstündekiler) limit 1 litre. Sadece 1 litre! Ben olsam ne yaparım? Ya risk alıp iki şişe koyarım (ki yakalanırsan fazlasına el koyarlar, ceza kesmezler genelde ama risktir) ya da hiç koymam. Çünkü o bir litre yer kaplıyor, ağır. Belki o yere 2 kilo çay daha sığdırırım? Bence çay daha uzun süre mutluluk veriyor, ne yalan söyleyeyim. Rakı bitecek, çay kalacak. Mantık bu.

Zeytinyağı meselesi, ne alaka şimdi

Türkiye'deki birinci kalite zeytinyağını orada o fiyata bulmak imkansız. Ama sıvı olduğu için bavulda riskli. zeytinyağı getirmeyin. Gerek yok. Zaten orada da Akdeniz ülkelerinden gelen iyi yağlar bulabilirsiniz, biraz araştırınca. Bavulun asıl amacı kuruyemişler ve kuru gıdalar olmalı. Yani, kuru gıda candır.

  • Pirinç: Baldo pirinç şart. Oradaki basmati veya uzun taneliler pilav için uygun değil.
  • Tarhana: Kışın grip olunca hayat kurtarır, mutlaka.
  • Türk Kahvesi: Makinede yapılmayanı, o cezvede kaynayan köpüklüsü.
  • Çok sevdiğiniz bir Türk cipsi çeşidi (evet saçma ama moral verir)

Unutmayın, bu gıdalar ilk birkaç ay sizi ayakta tutacak. Sonra yavaş yavaş İngiliz mutfağına (ya da orada bulacağınız dünya mutfaklarına) alışırsınız. Ama ilk başta o ev kokusuna ihtiyacınız var, o yüzden baharatlar ve çay her şeyden önemli. Buna yatırım yapın!

Paylaş
FacebookXWhatsApp
İlgini Çekebilir