IngiltereRehberi

Council Tax Nedir? İngiltere’nin Belediye Vergisiyle Baş Etme Rehberi

Council Tax Nedir? İngiltere’nin Belediye Vergisiyle Baş Etme RehberiEv & Yaşam

İngiltere'ye taşındıktan sonra emlakçılarla, kontratlarla boğuşup kafayı kaldırınca karşına çıkacak ilk düzenli tokatlardan biri Council Tax olacak. Türkiye'deki emlak vergisiyle falan karıştırmayın, alakası yok. Orada senede bir kez mülk sahibi öder geçer, burada ise resmen o mahallenin havasını solumanın, çöpünü attırmanın aylık abonelik bedeli gibi bir şey bu.

Jale ile ilk evimizi kiraladığımızda, kafamda her şey tamamdı: kira belli, faturalar üç aşağı beş yukarı belli. Emlakçı elime fatura listesini tutuşturup "Council Tax'i üzerinize almayı unutmayın" dediğinde mal gibi baktığımı hatırlıyorum. "Ulan evi zaten kiraladık, belediyeye niye haraç veriyoruz?" diye içimden söylenmiştim. Yeni gelen herkesin düştüğü o klasik çukura ben de balıklama atlamıştım yani.

Council Tax tam olarak neyin nesi?

Özetle, yaşadığın bölgedeki belediyenin (local council) sokakları temizlemek, çöpleri toplamak, parklara bakmak, hatta itfaiye ve kütüphane gibi hizmetleri döndürmek için senden her ay kestiği yerel bir vergi bu. Yani "ben çöp atmıyorum, kütüphaneye de gitmem" deme şansın yok; o sokaktan yürüyorsan bu parayı tıkır tıkır ödeyeceksin kardeşim.

İşin can sıkıcı tarafı, bu vergi ülke genelinde sabit falan değil. Yan mahalleye geçersin fiyat değişir, yan ilçeye taşınırsın iki katına çıkar. Tamamen belediyenin insafına ve bütçe yönetimine kalmış bir dünya.

Bu parayı kim ödüyor? Ev sahibi mi kiracı mı?

Temel kural çok basit: Evde kim yaşıyorsa, o yetişkin (veya yetişkinler) ödemekle yükümlü. Yani kiracıysan ihale doğrudan sana kalıyor. Ev sahibinin umurunda bile olmaz, o sadece mülkün değerine bakar.

Tabii bazı gri alanlar ve istisnalar var, onları da şöyle kafamda listelemiştim:

  • Evde kendin oturuyorsan (mal sahibiysen) zaten kaçışın yok, sen ödersin.
  • Kiralık evdeysen net olarak kiracı öder. Kontratı imzalamadan önce aksini belirten bir madde yoksa (bazen bazı uyanık emlakçılar her şey dahil der ama nadirdir) fatura senin adına kesilir.
  • HMO (House in Multiple Occupation) denilen, odaların tek tek kiralandığı ortak alanlı evlerde genellikle faturayı ev sahibi öder, kiraya yansıtır. (Yine de kontratı didik didik edin derim).
  • Öğrenci yurtlarında kalanlar bu dertten genelde muaftır.

Hesaplama mantığı: Evin "Band" meselesi

Belediyeler bu parayı kafasına göre yazmıyor, evleri belli kategorilere ayırmışlar. Buna Council Tax Band deniyor. A'dan başlıyor, H'ye kadar gidiyor. Mantık şu: Evin 1991 yılındaki (evet, şaka değil 1991) piyasa değerine göre bir puanlama yapmışlar.

BandKonut Değeri (1991 Ölçümüne Göre)Vergi Yükü
AEn düşük değerli evlerEn ucuz prim
B - CKüçük / Orta ölçekli evlerMakul seviye
DÜlke ortalaması baz alınan yerStandart
E - FGeniş / Bahçeli evlerCebi yakmaya başlar
G - HLüks konutlar ve malikanelerKüçük bir servet

Yani ilanlarda "Band C" veya "Band D" gördüğünde hemen belediyenin sitesine girip o bandın yıllık ne kadar kilitlediğine bakman lazım. Rightmove'da ev bakarken sadece kiraya tav olmayın, altındaki o görünmez band koduna dikkat edin. Bazı belediyelerde Band D bir evin vergisi aylık 150-200 poundu bulabiliyor, bütçeyi ters yüz eder valla.

Yeni eve taşındık, şimdi ne yapıyoruz?

Belediye senin ülkeye geldiğini, o eve taşındığını sihirli bir küreden görmüyor. Gidip kendini ihbar etmen lazım. Taşınır taşınmaz ilk hafta içinde ilgili council’ın web sitesine girip "Move in" formu dolduruyorsun.

Senden adını, soyadını, tam taşınma tarihini (kontrat başlangıcı önemli), evde kaç kişinin yaşayacağını ve kontrat detaylarını istiyorlar. Birkaç hafta içinde posta kutuna o meşhur, insanın içini daraltan resmi belediye mektubu düşüyor. Orada yıllık toplam borcun ve bunu hangi aylarda kaç taksitle ödeyeceğin yazar.

Sistemi manipüle etme yolları: %25 Tek Kişi İndirimi

Eğer evde tek başına yaşayan bir yetişkinsen (veya yanındaki kişiler sistemde yok sayılıyorsa) belediye sana güzel bir kıyak geçiyor: Single Person Discount. Fiyattan anında %25 düşüyorlar.

Ben İngiltere'ye ilk geldiğim o yalnız dönemde bu indirim sayesinde biraz nefes almıştım. Ama sakın "nasılsa tek başımayım, sistem bilir" deyip bırakma. Belediyenin sitesinden buna özel başvurman gerekiyor. Yarın bir gün yanına biri taşınırsa, eklenirse de bunu bildirmek zorundasın; yoksa geriye dönük fena yakalayıp cezayı keserler, hiç acımaları yok.

Öğrenciler için hayat daha güzel

Tam zamanlı (full-time) öğrenciysen İngiltere belediyeleri seni seviyor ve "senin paran yoktur şimdi" diyerek vergiden muaf tutabiliyor.

  • Eğer evdeki herkes tam zamanlı öğrenciyse, Council Tax oranı koca bir sıfır (%100 muafiyet).
  • Evde bir öğrenci, bir de çalışan varsa (mesela evli çiftlerden biri okuyor biri çalışıyorsa), evde tek yetişkin kalmış gibi sayılıyor ve %25 indirim alınıyor.

Üniversiteden alacağınız o resmi "Student Certificate" belgesini belediyenin portalına yüklediğiniz an işlem çözülüyor.

Parayı ödemezsek başımıza ne gelir?

Gelelim en cafcaflı kısma. "Yahu ben bu ay sıkıştım, sonra öderim" ya da "göçmenim zaten, vermesem ne olur?" diye düşünen varsa geçmiş olsun. Council Tax, İngiliz hukukunda şakası olmayan borçların başında gelir. Telefon faturasına benzemez.

Süreç genelde şöyle acımasızca ilerliyor:

  1. Taksiti kaçırdığın an sert tonlu bir hatırlatma mektubu (Reminder) gelir.
  2. 7 gün içinde ödemezsen, belediye o hakkındaki taksitlendirme planını iptal eder. "Hadi bakalım, sen bize tüm yılın kalan borcunu tek seferde ver" der. O an harbi başından aşağı kaynar sular dökülüyor insanın.
  3. Yine oralı olmazsan konu doğrudan mahkemeye (Magistrates' Court) taşınır. Liability Order çıkartırlar, üzerine bir de mahkeme masrafı biner.
  4. En sonunda kapına icra memuru (Bailiff) dayanır ya da maaşından doğrudan kesmeye başlarlar. Kredi skorun da o sırada çöp olur, bu ülkede bir daha telefon hattı bile alamazsın.

Yani demek istediğim, aç kal, susuz kal ama Council Tax'i aksatma. En güzeli, mektup gelir gelmez Direct Debit (otomatik ödeme) talimatı vermek. Aylık tıkır tıkır çeksinler, kafan rahat olsun.

Adres değiştirirken yapılan en büyük hata

İngiltere'de evden eve taşınırken eski belediyeye "ben gidiyorum", yeni belediyeye de "ben geldim" demek zorundasın. Eski evden çıkış tarihini bildirmezsen, senden sonra gelen kiracı kaydolana kadar borç senin üzerine birikmeye devam eder.

Sonra bir bakarsın, eski adresinden kalma yüzlerce poundluk dava mesajları e-postana düşmüş. Taşınma hengamesinde abonelikleri iptal ederken listenin en başına belediyeyi yazın, benden söylemesi.

Neyse, özetle sistem bu. İlk başta "her ay bu para nereye gidiyor" diye canı sıkılıyor insanın ama sokakta çöp dağları görmeyince, parklar temiz olunca "neyse, sistem çalışıyor en azından" diyerek teselli buluyorsun. Direct Debit'i kurun, arkanıza yaslanın.

Paylaş
FacebookXWhatsApp
İlgini Çekebilir