IngiltereRehberi

BRP Kartı Ne Ola Ki? Oturum Kartı

BRP Kartı Ne Ola Ki? Oturum KartıHazırlık

Konumuz çok acayip: BRP Kartı. var ya bu kart yok mu bu kart, hayatınızın özeti gibi bir şey. Eğer İngiltere’de oturum iznin varsa, bu plastik parça senin her şeyin. Pasaporttan bile önemli, ciddiyim. Şimdi bunu niye anlatıyorum? Çünkü millet vize onayı gelince sanıyor ki her şey bitti. Yoo, asıl film yeni başlıyor! Yani demek istediğim, kartı alana kadar rahat yok, anlıyor musun? Stresli bir süreç, çok stresli. Sanki böbreğini emanet ediyorsun postacıya.

BRP neymiş ya, ne işe yarar bu zımbırtı?

Özetle, İngiltere'de oturum izninin resmi belgesi bu kart. Eskiden pasaportun içinde sticker gibi bişey veriyorlarmış (eskiler bilir), şimdi mis gibi plastik kart. Kartta fotoğrafın var, parmak izin var, hangi vizeyle burdasın, ne zaman biticek, hepsi yazıyor. Bu kartı kaybetmek, cüzdanını kaybetmekten beter. Ya bu arada, bu kartın arkasında bir de condition'lar falan yazıyor. Mesela 'çalışabilirsin, çalışamazsın' gibi. Bunu kontrol edin kesinlikle. Benim bir arkadaş vardı, kartı aldı, baktı ki yanlış süreli yazmışlar. Düşün, o kadar bekliyorsun, sonra kart yanlış geliyor. O an dünyanın başına yıkılması... (ben olsam evi yakardım herhalde).

Konu Nasıl Başladı? Bekleme Çilesi

Vize başvurusu yaptın, onay e-maili geldi (yani o meşhur 'decision letter'). O an bi oh çekiyorsun. Sonra diyorlar ki, 'Kartın şu postaneye gönderilecek.' İşte burası kritik. Sana genelde en yakın postaneyi seçiyorlar, ama bazen saçma sapan bir yere de gönderebiliyorlar, siz hiç yaşadınız mı bu durumu? Düşünsene Londra'nın öbür ucuna gitmen gerekiyor kart için. Bak, burada önemli bir nokta var ve bunu sürekli unutuyorlar: Senin pasaportunda bir vinyet var ya da yok. Yeni sistemde vinyet bile vermeyebiliyorlar bazen. Ama temel kural, ülkeye giriş yaptın, 10 gün içinde gidip kartı almalısın. 10 gün, 10 gün, bunu unutma! Yani demek istediğim, bu işi erteleme, sakın erteleme.

Postaneden teslşm alma süreci—bunun adı çile ya!

Gittin postaneye. Tabii ki İngiliz Postanesi (Post Office). Ulan sanki bütün dünyanın işi orda dönüyor. Kuyruk desen metrelerce. Sen şimdi o kartı almak için gidiyosun, ama önünde 15 teyze maaş çeki yatırıyor, 8 amca pul alıyor. BRP için ayrı bir gişe mi var sanıyorsun? Yok öyle bişi. Aynı gişe, aynı yavaşlık. Sadece 5 dakikalık iş, 1 saat bekliyorsun. Neyse, sıran geldi. O görevli var ya, diyorki, 'Eee, başvuru referansın ne?' Sen de heyecanla gösteriyorsun o meşhur BRP Collection Letter. Adam bakıyor, sonra sana bi form doldurtuyor. Bi de şey istiyolar: Kimlik kanıtı. Pasaportunu yanında getir, sakın unutma!

kartı eline aldın, şimdi ne yapacaksın?

Kartı eline aldın. O anki mutluluk paha biçilmez. Ama hemen sevinme, hemen kontrol et!

  • Adın soyadın doğru mu?
  • Doğum tarihin doğru mu?
  • En önemlisi: Vize bitiş tarihin doğru mu?
  • Vize tipin (Student, Skilled Worker falan) doğru mu yazıyor?

Bu çok önemli, tekrar ediyorum: Tarihi kontrol et, tarihi! Eğer yanlışsa, hemen Home Office'e bildirmek zorundasın. Yoksa ileride başın ağrır. Düşün, bir harf hatası yüzünden bütün vize sürecin tehlikeye girebilir. Çok saçma ama gerçek maalesef. Bürokrasinin gözü kör olsun. Bir de kartın geçerlilik süresi var tabii. Eskiden vize süren neyse o kadar veriyorlardı, şimdi İngiltere yeni dijital sisteme geçtiği için bazen kartın basım tarihi 2024 veya 2025'te bitiyor olsa bile senin vizen 2027'de bitebilir. Yani demek istediğim, kartın fiziksel son kullanma tarihi bazen vizenin gerçek bitiş tarihi değil, bu da insanı deli eden bir detay. Kafa karıştırıcı değil mi? Neyse konuya dönelim. Postanede o kaşeyi bastılar mı, o imzayı attılar mı, tamamdır. Artık sen resmen o oturuma sahipsin. Kartın fotokopisini çek, dijital kopyasını sakla, her yere koy. Kaybolursa yenisini çıkarmak tam bir facia, tam bir ızdırap. Hadi eyvallah, başka bir konuda görüşürüz.

Paylaş
FacebookXWhatsApp
İlgini Çekebilir