Londra'da Bisiklet: Santander Cycle
UlaşımŞu güneşli Londra günlerinde, arabanın masrafı ve trafik çilesi bana dar gelmeye başlamıştı. ULEZ falan derken, bir de MOT, Road Tax, sigorta... Cidden boğucu. Toyota Yaris'i aldım, eyvallah, ama özellikle kısa mesafeler için daha pratik, daha ucuz ve dürüst olmak gerekirse, kafa dağıtıcı bir şeyler lazımdı. İşte bu yüzden, Londra'da bisiklet kullanımı fikri yavaş yavaş aklıma yerleşti. Millette bir bisiklet sevdası var, görmemek mümkün değil. Özellikle işe gidiş saatlerinde, kasklı, neon yelekli tipler yolları dolduruyor. Kendi bisikletimi alıp, onu depolayıp, çalınır mı derdiyle uğraşmak yerine, aklıma hemen Santander Cycle'lar geldi. Hani şu her köşe başında duran mavi, koca tekerlekli, biraz hantal ama her daim hazır bisikletler.
Santander Cycle: Nasıl Başlarım, Ne Kadara Mal Olur?
Santander Cycle'lar, Londra'nın 'Kiralık Bisiklet Şeması' olarak da bilinir. TfL (Transport for London) tarafından işletiliyor ve sponsorluk anlaşması gereği adı Santander. Tamam, havalı bir dağ bisikleti değil, ama şehir içi ulaşım için mükemmel bir çözüm. 'Boris Bikes' diye de anılıyordu, eski belediye başkanının döneminden kalma bir isim bu. Kimliği fark etmez, işlevselliği önemli. Sisteme başlamak aşırı kolay. Ya bir iskeleye (docking station) gidip banka kartınla ödeme yapıyorsun ya da Tfl'in Santander Cycle uygulamasını indiriyorsun. Uygulama daha pratik. Bisikletin yerini görüyor, boş park yerlerini kontrol edebiliyorsun. İlk başta Access Fee denen bir ücret ödüyorsun. Bunu ödediğin an, o bisikleti kullanma hakkını kazanıyorsun. Ben 24 saatlik erişim hakkı aldım, £2.00 gibi komik bir rakamdı. Asıl kritik nokta burası: İlk 30 dakika ücretsiz! Evet, yanlış duymadın. Bir bisikleti kiralıyorsun, 30 dakika içinde herhangi bir istasyona geri park ediyorsun ve ekstra ücret ödemiyorsun. Benim gibi 15-20 dakikalık mesafeler için bisiklet kiralayanlar için bu sistem resmen hayat kurtarıcı. Eğer 30 dakikayı aşarsan, her yarım saat için £2.00 ekstra ücret alınıyor. Ama dürüst olalım, Londra'nın göbeğinde 30 dakikadan uzun sürecek bir yere bisikletle gitmektense, ben genelde metroya binerim. Bu sistem kısa, hızlı ve pratik 'jump-on, jump-off' (atla, in) yolculuklar için tasarlanmış.
| Süre | Ücret (24 Saatlik Erişim Ücretine Ek) |
|---|---|
| 0 - 30 dakika | Ücretsiz (24 saatlik erişim ücreti hariç) |
| 30 - 60 dakika | £2.00 |
| 60 - 90 dakika | £4.00 |
| Her Ek Yarım Saat | £2.00 (maksimum £50/gün) |
İlk sürüşümde bir security deposit kesintisi oldu, yaklaşık £50 civarı. Bu, bisikleti geri teslim ettiğinde iade edilen bir güvence bedeli. Kartınızda o anlık görünce bir an 'Eyvah, bisikleti mi çaldım?' diye panikledim ama tamamen normal bir prosedürmüş. Bike'ı teslim ettikten sonra iade edildi.
Londra Trafiğinde Bisiklet Güvenliği: Survival Guide
Bisiklet sürüşü güzel, hoş ama Londra trafiği şakaya gelmez. Her yer kırmızı otobüsler, siyah taksiler, ve sinirli sürücülerle dolu. Kendimi yola attığım an, 'Burası İstanbul değil, burada kural var' desem de, aslında kural tanımayan da çok. O yüzden Londra bisiklet güvenliği benim için birinci öncelik oldu. Yoksa Yaris'i aldığım gibi bir kaza yapma riskim var.
🛑 Kask ve Görünürlük
Kask zorunlu değil ama olmazsa olmaz bence. Kaza anında hayat kurtarır. Ayrıca, görünürlük çok önemli. Ben akşam karanlığına kalmamaya çalışıyorum ama kaldıysan, ön ve arka lambalar kritik. Santander bisikletlerinin kendi lambaları var, bu bir avantaj. Ama en önemlisi: Neon yelek (Hi-Vis Vest). Türkiye'de bu kadar popüler değil ama burada seni fark etmelerini sağlayan en temel şey. Alacaksın, giyeceksin. Gerekirse garip baksınlar, canın daha değerli.
🚴♀️ Yol ve Şerit Seçimi: Cycle Lane ve Advance Stop Line
Londra'da bisiklet yolları (Cycle Lane) var. Mavi renkle veya farklı bir asfalt kaplamasıyla belirtiliyorlar. Mümkün olduğunca bu yolları kullan. Eğer yolda gidiyorsan, şeridin sol tarafında kal, ama kaldırıma çok yapışma. Neden mi? Çünkü otobüsler, kamyonlar ve büyük araçlar bazen seni görmeden dönmek isteyebilir. Buna 'Dooring Zone' (Kapı Açılma Bölgesi) da denir; park etmiş araçların kapısını açıp seni düşürebilirler. O yüzden, şeridin ortasına yakın gitmek bazen daha güvenli olabilir. Kavşaklarda Advance Stop Line (ASL) denen bir şey var. Kırmızı ışıkta, araçların önünde duran, sadece bisikletliler için ayrılmış bir kutucuk. Buraya kadar ilerleyip diğer araçlardan önce pozisyon almalısın. Bu, hem seni görünür yapar hem de yeşil yandığında daha rahat hareket etmeni sağlar.
🚌 Dikkat Edilmesi Gereken Tehlikeler
- HGV'ler (Heavy Goods Vehicles) ve Otobüsler: Bunlar en büyük risk. Özellikle sola dönerken, sürücüler seni aynalarında görmeyebilirler (Sol Dönüş Kör Noktası - 'Left Hook'). Onlardan her zaman uzak dur. Eğer bir otobüs veya kamyon sola dönecekse, asla sağından geçip öne fırlama. Bekle, bitsin. Sabır!
- Kaldırımda Yürüyenler: Kaldırımda sürmek yasak (çok nadir özel durumlar hariç). Hızlıca yola fırlayan yayalara karşı dikkatli ol.
- Islak Zeminler ve Izgaralar: Londra'nın meşhur yağmurları... Islak zemin, bisiklet lastikleri için kabus. Özellikle metal menhol kapakları ve kanalizasyon ızgaraları kaygandır. Çapraz geçmeye çalış.
İlk bisiklet sürüşümde, Regent’s Park çevresindeki bisiklet yollarını kullandım, biraz alıştırma oldu. Sonra Hyde Park'ın içinden geçtim. Londra'da bisiklet kullanımı, özellikle hava güzelse, inanılmaz keyifli. Hem spor yapıyorum hem de ulaşım masrafını minimuma indiriyorum. Santander Cycle'lar bu konuda cidden pratik. Tek eleştirim, o koca gövdeleri yokuş çıkarken biraz yorması. Ama olsun, en azından araç araştırması yaparken bulduğum o koca tekerlekli, hantal bisikletler şehir içinde gerçekten iş görüyor.