IngiltereRehberi

Araç Paylaşım Sistemleri

Araç Paylaşım SistemleriUlaşım

Arabayla Londra’nın merkezine girmek veya uzun yola çıkmak her zaman mantıklı olmuyor. Özellikle hafta sonu şehir merkezindeki otopark ücretleri ve ULEZ’e rağmen yine de bir yerlere park etme derdi canımı sıkıyor. İşte bu noktada, İngiltere’deki, özellikle de Londra’daki Araç Paylaşım Sistemleri devreye giriyor. Bir arabaya sahip olmanın maliyetini biliyorsun; sigorta, MOT, Road Tax, yakıt... Bazen sadece birkaç saatliğine büyük bir araca veya başka bir lokasyonda park edilmiş bir arabaya ihtiyacın oluyor. Bu sistemler tam da bu ihtiyaca çözüm getiriyor. Piyasada birkaç büyük oyuncu var ama ben en çok Zipcar ve Enterprise Car Club’ı araştırdım ve test ettim. Bunlar, klasik araç kiralama şirketlerinden farklı. Uygulama üzerinden araba rezerve ediyorsun, kapısını telefonunla açıyorsun ve işin bitince belirlenmiş bir park yerine bırakıyorsun.

Zipcar ve Enterprise: Nasıl Çalışıyor ve Kim Daha İyi?

Zipcar, muhtemelen en popüleri. İki ana modeli var:

  1. Roundtrip (Gidiş-Dönüş): Aracı aldığın yere geri bırakmak zorundasın. Genellikle daha uzun süreli kiralama veya planlı seyahatler için ideal. Fiyatlandırma saate veya güne göre.
  2. Flex (Tek Yön): Aracı Londra'nın belli bir bölgesi içindeki uygun bir park yerine bırakabilirsin. Bu, şehir içinde kısa mesafelerde çok pratik. Mesela eşya taşıdın veya bir yere hızlıca gittin, geri dönmene gerek yok.

Enterprise Car Club da benzer mantıkta ama genelde biraz daha kurumsal ve uzun vadeli kullanıma yönelik duruyor. Her ikisi de yıllık üyelik ücreti istiyor (bu bazen can sıkıcı olabiliyor) ama bu ücret, rezervasyon fiyatlarını düşürüyor. Ben Zipcar’ı denedim çünkü mahallemdeki park noktaları daha fazlaydı. Uygulama üzerinden Toyota Yaris’imden çok daha büyük bir araba bulup, hafta sonu IKEA alışverişini hallettim. Kendi Yaris’imle asla taşıyamayacağım koliyi rahatça getirdim. Fiyatlandırma, aracın türüne ve ne kadar süreliğine rezerve ettiğine bağlı. Yakıt (benzin/dizel/elektrik) genellikle fiyata dahil. Bu da büyük bir rahatlık. Çünkü aracı iade etmeden önce yakıt alma derdiyle uğraşmıyorsun (tabii depo belli bir seviyenin altına düşerse, araçtaki kartla yakıt alıp fişini sisteme yüklüyorsun, bu da ufak bir prosedür ama en azından cebinden çıkmıyor).

ÖzellikZipcarEnterprise Car Club
Model ÇeşitliliğiGeniş (küçük arabadan vana kadar)Geniş, bazen daha kurumsal/lüks seçenekler
Park SistemiRoundtrip ve Flex (Tek Yön)Çoğunlukla Roundtrip (Al-Bırak)
Yakıt/SigortaGenellikle dahilGenellikle dahil
Üyelik ÜcretiYıllık ücret gerektirebilirYıllık ücret gerektirebilir

Araç Paylaşımının Arkasındaki O Gizli Maliyetler

Bu sistemler harika ama dikkatli olmak gerekiyor. İlk üye olurken ehliyetini kontrol ediyorlar (benim yeni İngiliz ehliyetim burada işe yaradı) ve genellikle bir depozito bloke ediyorlar. En önemli şey, aracı iade ederkenki saat. Eğer zamanında geri bırakmazsan, sonraki rezervasyonu olan kişiyi de mağdur ediyorsun ve cezası çok yüksek. Bir kere neredeyse 10 dakika gecikiyordum, o anki adrenalin seviyem sanki Theory Test'e giriyormuşum gibiydi. Neyse ki zamanında yetiştim. Bir de Liftshare gibi uzun mesafeler için araç paylaşım platformları var. Bu, Zipcar gibi bir kiralama sistemi değil, daha çok otostopun organize edilmiş hali. Aynı yöne giden insanları birleştirip, yakıt masrafını bölüşüyorsun. Bu, özellikle Londra dışına, başka bir şehre giderken tren biletinden çok daha ucuza gelebiliyor. Ama güvenlik ve esneklik açısından biraz daha riskli tabii. Henüz denemedim, biraz daha cesaret toplamam gerekiyor. Özetle, Londra'da kendi arabana sahip olmak güzel (özellikle ULEZ uyumlu olduğu için) ama bu paylaşım sistemleri, esneklik ve bazen de boyut (büyük bir van'a ihtiyacın olduğunda) açısından hayat kurtarıcı. Yani sürekli araba kullanmıyorsan, sadece arada sırada ihtiyacın varsa, araç paylaşım sistemleri, İngiltere'de yaşam maliyetlerini düşürmenin akıllıca bir yolu. Yoksa sırf ayda bir kere büyük bir şey taşımak için dev gibi bir araba almanın manası yok.

Paylaş
FacebookXWhatsApp
İlgini Çekebilir