Hyde Park Winter Wonderland’a Giriş Rehberi
GeziÖncelikle en önemli pratik bilgiyle başlayayım: giriş. Geçen yıllarda ücretsizken, artık Winter Wonderland’a giriş saatine göre ücretli. Yoğun saatlerde (akşamlar ve hafta sonları) bilet almanız şart. Ama biletinizi önceden alırken, içeride harcayacağınız bir atraksiyon veya gösteri bileti de alırsanız, bu giriş ücretini telafi edebiliyorsunuz. Biz sabah erken saatleri tercih ettik, hem kalabalık nispeten azdı hem de giriş ücreti düşüktü. Rezervasyon şart, kapıda bilet almak çok zor ve pahalı.
Neler Var, Ne Kadar Para Gider?
İçerisi adeta bir şenlik kasabası gibi. Her köşe başında devasa, parlak ışıklar, Noel müzikleri, dönme dolaplar ve birbirinden ilginç stantlar var. Benim dikkatimi çeken ana atraksiyonlar şunlardı:
- Dev Dönme Dolap (Giant Wheel): Hyde Park ve Londra manzarasını görmek için birebir. Soğuk havada camlı kabinlerde yukarı çıkmak keyifliydi.
- Buz Pateni Pisti: Geçen hafta paten deneyimimi yaşadığım için bu sefer pas geçtim ama Winter Wonderland'daki buz pateni pisti devasa ve tam ortada görkemli bir müzik eşliğinde.
- Buz Krallığı (Magical Ice Kingdom): Burası buzdan yapılmış heykellerin sergilendiği bir bölüm. İçerisi dondurucu soğuk olduğu için kalın giysiler öneriliyor (Hatta girişte galiba ceket veriyorlar, tam hatırlamıyorum). Gerçekten inanılmaz detaylı heykeller vardı.
Fakat asıl mesele, her şeyin ayrı ayrı ücretli olması. Giriş bileti, içeriye adım atma hakkınız sadece. Dönme dolap, paten, buz krallığı, hız trenleri... hepsi için ayrı bilet almanız gerekiyor. Bu yüzden bütçe yaparken dikkatli olmak lazım. Birkaç atraksiyon ve yeme-içme ile kişi başı $40-50’yu çok rahat geçebilirsiniz. Bence en mantıklısı, gitmeden önce hangi gösteri veya aktiviteyi istediğinize karar verip biletleri online almak.
Yeme-İçme ve Noel Pazarı Atmosferi
Yemek stantları tam bir karnaval. Alman sosisi (Bratwurst), patates kızartması, churros, Waffle, krep... Geleneksel İngiltere Noel yemeklerinden çok, Avrupa’daki Noel pazarlarının yiyecek çeşitliliğini andırıyor. Tabii ki her yerde sıcak şarap (Mulled Wine) ve sıcak elma şarabı (Hot Cider) kokusu vardı. Ben, dev bir Bratwurst yedim, yanında bir kupa sıcak şarapla (soğukta harika gidiyor) ve fiyatlar biraz yüksekti ama atmosfer o kadar neşeliydi ki, "hadi canım" bile demedim. Noel Pazarı kısmı ise hediyelik eşyalar, el yapımı takılar, kışlık aksesuarlar ve süslemelerle doluydu. Genelde küçük, şirin ve el yapımı şeyler bulmak mümkün. Birkaç tane el yapımı minik Noel ağacı süsü aldım, Londra hatırası olarak saklayacağım.
Kaçırılmaması Gereken İpuçları ve Kişisel Gözlemim
Winter Wonderland’da uzun süre kalacaksanız, kendinizi ana etkinliklerin kalabalığından biraz kurtarmanız gerekebilir. En uç kısımlarda bile daha sakin pub çadırları var. Ayrıca, hafta içi gitmek, hafta sonu sabahına göre bile çok daha az kalabalık oluyor. Biz öğleden sonra çıktığımızda, kapıdaki insan seli korkutucuydu. Eğer çocuklu değilseniz ve sadece atmosferi deneyimlemek istiyorsanız, bir iki saat yeterli olabilir. Burası, bir Hyde Park sakinliğinden ziyade, tam bir festival ortamı. İngilizlerin kışa olan bu coşkulu yaklaşımı beni şaşırttı. Sanki bütün ülke kış uykusundan uyanmış ve bu parlak, gürültülü eğlenceye akmış gibiydi. Hyde Park Winter Wonderland, kesinlikle görülmesi gereken, canlı, aşırı ışıklı ve biraz da ticari bir kış masalı. Enerji yüklemesi yapmak için birebir ama gitmeden önce cüzdanınızı hazırlayın ve biletlerinizi mutlaka online alın!